Bizi takip edin
Bizi takip edin
Blog

Kimyasal pusu



11.4.2018 07:45:37

İkinci Dünya Savaşı’nın son günleri... Postdam’da 10 Temmuz 1945 günü Truman-Stalin-Churchill zirvesi yapılıyor. Japonya’nın SSCB aracılılığı ile bu toplantıya katılma isteği reddediliyor. Askeri olarak tükenen Japonya çıkış yolu arıyor. Ama bütün kapılar kapatılıyor. Çünkü karar çoktan verilmiş! Şeytana tapan bir güruh insanlık tarihindeki en büyük günahı sahnelemek için gün sayıyor... Hem insan neslini hem de yaşam kaynağımız olan gezegenimizi hedef alan bu saldırı kapkara bir leke olarak tarih kitaplarını kirletiyor. 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya, 9 Ağustos’ta Nagazaki’ye atom bombası atılıyor. Bebek, çocuk, yaşlı ve kadınlar da dâhil olmak üzere 140 bin savaş dışı sivil katlediliyor. Görünürdeki sorumlu Başkan Truman! Aslında o sadece bir kukla! Herkes bu katliamı ABD’deki şeytani örgütlenmenin yaptığını biliyor.

İKİ YALANCI!

Irak’a müdahale kararı çoktan alınmış. Milyonlarca insan öldürülecek! Şeytan’ın temsilcileri insan suretinde görünen Bush-Blair ikilisi! Blair’in İşçi Partisi lideri olduğunu da vurgulamalıyız. Sol denilen ne kaldıysa emperyalizme, küresel çetelere çoktan teslim olmuş! Bir bahane uydurulması gerekiyor. Aranan kan bulunuyor: “Irak’ta nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlar bulundu!” Yalanın vahşetle buluştuğu bu kirli oyunda, “Irak’ta kitle imha silahı yok!” diyen BM uzmanı da tesadüfen (!) ölü bulunuyor!

Ama yerin yedi kat dibine gömülseler bile yedi canlı olan gerçekler bir gün yeryüzüne çıkıyor. Eski ABD Genelkurmay Başkanı ve Dışişleri Bakanı Colin Powell Mayıs 2005 yılında ABC televizyonuna verdiği demeçte, “Bu yalanı desteklediği için kendisini kötü hissettiğini” söylüyor. İngiltere’de 7 yılda hazırlanan Sir John Chilcot Raporu 7 Temmuz 2016’da yayımlanıyor. Dönemin Başbakan’ı Tony Blair’i topa tutan raporda açıkça istihbarat sahtekârlığı vurgulanıyor. İnsanlık, milyonların açlığına, sefaletine, ölümüne sebep olan iki yalancı, Bush-Blair ikilisini uluslararası bir mahkeme önüne çıkaracak yetkinliğe ulaşamıyor. Bu kara ikili cehennem zebanileri ile buluşacağı günü bekliyor...

HEP Mİ TEKERRÜR EDECEK?

Mehmet Akif şöyle diyor: “Tarihi ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar/Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” Büyük Şairimiz çok haklı! Emperyalizm, tarih bilinci düşük ve muhakeme yeteneği sınırlı insanların önüne bıkıp usanmadan aynı pilavı koyuyor... Önce kamuoyu oluşturuluyor:“Suriye’nin kimyasal silah kullanması kırmızı çizgimizdir!” Bunu önce Trump dillendiriyor. Sonra uzaktan kumanda düğmesine basarak Macron’u harekete geçiriyor. Papağan gibi, Macron da aynı jargona sarılıyor. “Uşak efendisinden daha zalim olur!” derler. Gazeteciler heyecanlanan Macron’a soruyor: Suriye’ye saldıracak mısınız? Biraz duraklayan Macron cevap veriyor: “Kimyasal silah kullanırsa, yapacak bir şey kalmaz!” Daha ortada fol yok yumurta yok!

EĞER GÖZLER AÇILIRSA

Oyun o kadar açık ki 7 Nisan günü rejim güçlerine karşı savaşan Ceyşül İslam grubunun yayın organı saldırıdan 15 kişinin etkilendiğini yazıyor. Bir gün sonra, “Batı medya organları birdenbire 70 kişinin öldüğünü” ileri sürüyor. Ertesi gün Suriye’nin askeri üssü, hem de Lübnan hava sahasını ihlal edilerek İsrail füzeleri ile vuruluyor. Ceyşül İslam militanlarının bölgeden çekilmek için rejimle anlaşmak üzere olduğu bir dönemde ortaya atılan bu iddialar mide bulandırıyor. Rusya, Suriye ve İran suçlanıyor. Batı dünyasının soğuk savaş başlatan bir dizi karar aldığı bir dönemde, bu üçlünün bütün dünyayı karşılarına alacak kimyasal silah kullanma yolunu seçtiğine inanmamızı bekliyorlar. Resmen ve alenen insan aklı ile alay ediliyor.

Doğu Guta’nın Duma beldesindeki çatışmalar taktik düzeydedir. Kayıplar ve kazançlar taktik düzeyde olur. Kimyasal silah kullanımı ise stratejik bir karardır. Askeri boyutunun çok ötesinde siyasi yansımaları olur. Sadece bir cepheyi, sadece bir ülkeyi, sadece bir bölgeyi değil bütün dünyayı ilgilendirir. İnsanlığa karşı işlenen bir suç olduğundan tepkiler bütün dünyada çığ gibi büyür! Aristo’ya göre insan politik bir hayvandır. Bu ahval ve şerait içinde, kimyasal silah kullanan hayvan bellidir. Gözlerini açan herkes o hayvanı kolaylıkla görebilir.

Soner Polat - Aydınlık



İLGİLİ HABERLER