Bizi takip edin
Bizi takip edin
Siyaset

Fransız halkı Atlantik projesine dur diyecek mi?



1.5.2017 11:47:49
İki aydır cumhurbaşkanlığı seçimleriyle yatıp kalkıyoruz. Hangi gazeteyi elinize alsanız, hangi televizyon kanalını izleseniz ve hangi internet haber sitesine göz atsanız, karşınıza seçimlere ilişkin haberler, “analizler”, adaylar; Macron, Le Pen gene Macron çıkıyor.

Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna Emanuel Macron ve Marine Le Pen kaldı. 7 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde Fransa yeni cumhurbaşkanını belirleyecek. Kamuoyu Macron’un Le Pen karşısında kazanacağı şeklinde oluşturuluyor. Bu seçimler bize şunu göstermiştir: Sistem ve partileri iflas etmiştir. Kavga küreselleşmecilerle milliyetçiler arasındadır.

İki aydır cumhurbaşkanlığı seçimleriyle yatıp kalkıyoruz. Hangi gazeteyi elinize alsanız, hangi televizyon kanalını izleseniz ve hangi internet haber sitesine göz atsanız, karşınıza seçimlere ilişkin haberler, “analizler”, adaylar; Macron, Le Pen gene Macron çıkıyor.

SİSTEM PARTİLERİ MACRON’U DESTEKLİYOR

Daha bir yıla kadar, hatta 3-4 aya kadar adı sanı geniş halk kitleleri tarafından bilinmeyen (kısa bakanlık dönemi de ancak siyasetle ilgilenen küçük bir kesim tarafından bilinen), hiç bir seçime katılmamış Macron; şapkadan bir tavşan çıkarır gibi seçimlerde aday yapıldı.

Son üç ayda medyada yıldız yapılmış, anketlerde birinci. Birinci turda da birinci çıkmış; Allah yürü ya kulum demiş Macron’a. Le Pen’nin ikinci turda rakibi olmasına da çok sevinmiş Macron. Nasıl olsa diye düşünmüş, sistemin diğer tüm partileri Le Pen’e karşı beni destekleyecektir. Düşündüğü gibi de oldu; sistemin sağ ve “sol” merkez partileri Cumhuriyetçiler ve Sosyal demokratlar yani Sosyasit Parti, başbakanı ve bakanlarıyla iktidar ve Cumhurbaşkanı Hollande Macron’u destekleyeceklerini açıkladılar.

Bununla kalmadı; Fransız milyarderleri, CGT dışındaki sağ-sol-reformcu işçi sendikaları ve patron sendikası Medef Macron’u destekleyeceklerini açıkladılar.

Vaşington, Bürüksel ve Berlin de Macron’un yanıda. Neden bunlar Macron’u destekliyorlar? “Faşist Le Pen” seçilmesin diye. Hani yukarda saydığım Macron destekçileri “demokratlar” ya onun için “faşist” birinin Fransa cumhurbaşkanı olmasını istemiyorlar! Gel sen bunu külâhıma anlat diyeceğim ama neyse!

 

KİM BU MACRON?

Emanuel Macron’u Fransa’nın tepesine getiren güçleri, yani kurumları, sermaye ve politik çevreleri şimdi burada anlatmayacağım; hikayesi uzun, seçilirse daha ayrıntılı ele alacağımız kesindir. Ancak şu kadarını söyleyeyim: Macron bir Atlantik projesi olduğunu Fransa’nın namuslu yani anti emperyalist ve küreselleşme karşıtı bilim adamı, gazeteci ve siyasetçilerinden okuyor ve duyuyoruz.

Kısa bir özet yapayım gene de: Ülkeye bürokrat ve siyasetçi yetiştiren Ulusal Yönetim Okulu’ndan (ENA) mezun oldu. 2004 yılında Maliye Bakanlığına müfettiş olarak girdi. Bakanlıkta Sarkozy, Fillon hatta Hollande’ın yakın dostu Jean-Pierre Jouyet Macron’u koruması altına aldı. Jouyet, Amerika’da NED’in (National Endowment for Democracy) yönlendirdiği Neo-con’ların Aspen Enstitüsünün Fransa şubesinin 2013’e kadar başkanlığını yaptı (bugün de onursal başkanı).

Jouyet, Macron’u “Sosyalist” Mitterrand’ın dostu ünlü liberal Jacques Attali ile tanıştırdı. 2007’de Sarkozy cumhurbaşkanı seçilince Attali’ye bir ekonomi komisyonu kurdurdu. Macron bu komisyonda raportör olarak çalıştı. Attali’nin de desteğiyle bankacı ve “Trilatérale” üyesi Serge Weinberg ile tanıştı. “Trilatérale” 1973 yılında Bliderberg ve CFR yöneticileri tarafından kurulmuş, amacı Avrupa ile ABD arasında “ekonomik ve politik ilişkilerin geliştirilmesi”.

Jacques Attali ve Serge Weinberg Macron’u David Rothschild’in Fransa’daki sağ kolu François Henrot ile tanıştırarak Rothschild & Co. Yatırım Bankacılığı’na girmesi sağlanmış. François Henrot aynı zamanda “Fransa Amerika Vakfı” (la French American Fondation) yöneticisi.

30 yıldır Fransa’da ABD çıkarları için ajanlık faaliyeti yürüten “French American Foundation” son yıllarda Fransız politikasını belirleyen kurumdur. Yürüttükleri “Young Leaders” programıyla Fransa’ya yön verecek liderleri eğitmiştir; Nicolas Sarkozy ve Fransa Cumhurbaşkanı sosyalist François Hollande ABD’nin bu eğitiminden geçen liderlerdir. Fransa’da bakanlık yapan bir çok kişi bu eğitime katılmıştır. Bu programa katılanlar sadece politikacılardan ibaret değil gazete yöneticileri, sendikacılar, yayıncılar ABD’nin bu eğitiminden geçmiştir. “Young Leaders” programının yöneticilerinin aynı zamanda CFR üye ve yöneticileri olduğunu bilmem belirtmeye gerek var mı?

Macron’un hikayesi uzun demiştim. Burada bana ayrılan yer de sınırlı. Ama Macron’u daha çok yazacağız (Elbette Marine Le Pen bir süpriz yapıp da ikinci turda seçilirse, Macron’u yazmaya devam etmenin bir anlamı da kalır mı bilemiyorum). Şöyle tamamlayayım: Rothschild’den bankasından sonra 2012’de Cumhurbaşkanı Hollande’ın danışmanı, 2014’de sosyalist hükümette ekonomi bakanı. 2016’da Yürüyüş Hareketi’nin kurucusu ve 2016 sonunda cumhurbaşkanı adayı.

Ali Rıza Taşdelen / Aydınlık



İLGİLİ HABERLER